أُرِيدُ أَنْ أَقْضِيَ عُطْلَةَ الصَّيْفِ فِي الْقَرْيَةِ مَعَ جَدَّتِي.
Yaz tatilini köyde büyükannemle birlikte geçirmek istiyorum.
أُرِيدُ أَنْ أَقْضِيَ عُطْلَةَ الصَّيْفِ فِي الْقَرْيَةِ مَعَ جَدَّتِي.
Yaz tatilini köyde büyükannemle birlikte geçirmek istiyorum.
مَرَّرَتِ الْأُمُّ الْخَيْطَ مِنْ ثُقْبِ الْإِبْرَةِ ثُمَّ بَدَأَتْ تَخِيطُ قَمِيصَ ابْنِهَا.
Anne ipi iğnenin deliğinden geçirdi, sonra oğlunun gömleğini dikmeye başladı.
أَدْخَلَتْ أُمِّي الْخَيْطَ فِي ثَقْبِ الْإِبْرَةِ ثُمَّ بَدَأَتْ تَخِيطُ الْقَمِيصَ.
Annem ipi iğnenin deliğinden geçirdi, sonra gömleği dikmeye başladı.
مَضَّى، بَاتَ، أَمْضَى، عَايَشَ، أَجَازَ، طَوَى، أَمَضَّ، أَوْلَجَ، أَزْجَى