geri tepmek

ارْتَدَّ السِّلَاحُ أَثْنَاءَ إِطْلَاقِهِ وَأُصِيبَ الرَّجُلُ.

Silah ateşlenirken geri tepti ve adam yaralandı.

انْعَكَسَتْ خُطَطُهُمُ السَّيِّئَةُ عَلَيْهِمْ فِي النِّهَايَةِ.

Kötü planları sonunda kendilerine geri tepti.

عَادَةً مَا تَكُونُ مُمَارَسَةُ الضَّغْطِ ذَاتَ نَتَائِجَ عَكْسِيَّةٍ وَتَجْعَلُ النَّاسَ أَكْثَرَ تَمَرُّدًا.

Baskı uygulamak genellikle geri teper ve insanları daha da isyankâr yapar.

İlişkili Kelimeler