الْعَمَلُ فِي جَوٍّ مُتَوَتِّرٍ يُمْكِنُ أَنْ يُؤَثِّرَ سَلْبًا عَلَى الْأَدَاءِ.
Gerilimli bir atmosferde çalışmak, performansı olumsuz etkileyebilir.
الْعَمَلُ فِي جَوٍّ مُتَوَتِّرٍ يُمْكِنُ أَنْ يُؤَثِّرَ سَلْبًا عَلَى الْأَدَاءِ.
Gerilimli bir atmosferde çalışmak, performansı olumsuz etkileyebilir.
مِنَ الْمُهِمِّ الِاسْتِرْخَاءُ بَعْدَ يَوْمٍ مُجْهِدٍ.
Gerilimli bir günün ardından dinlenmek önemlidir.
مِنَ الصَّعْبِ اتِّخَاذُ قَرَارَاتٍ صَحِيحَةٍ فِي وَضْعٍ مَضْغُوطٍ.
Gerilimli bir durumda doğru kararlar vermek zordur.