gezgin

إِنَّهُ مُسَافِرٌ يُرِيدُ أَنْ يُسَافِرَ حَوْلَ الْعَالَمِ.

O, dünyayı gezmek isteyen bir gezgindir.

السَّائِحُ يَلْتَقِطُ صُوَرًا فِي المَدِينَةِ القَدِيمَةِ.

Gezgin eski şehirde fotoğraf çekiyor.

Ayrıca: رَحَّالَة

İlişkili Kelimeler