seyahat

سَفَر — أَسْفَار

نَحْنُ نُخَطِّطُ لِسَفَرٍ طَوِيلٍ فِي عُطْلَةِ الصَّيْفِ.

Yaz tatilinde uzun bir seyahat planlıyoruz.

أَصْبَحَتْ هَذِهِ الرِّحْلَةُ وَاحِدَةً مِنْ أَجْمَلِ ذِكْرَيَاتِ حَيَاتِي.

Bu seyahat, hayatımın en güzel anılarından biri oldu.

نُرِيدُ القِيَامَ بِجَوْلَةٍ سِيَاحِيَّةٍ فِي المَدِينَةِ.

Şehirde turistik bir seyahat yapmak istiyoruz.

Ayrıca: سِيَاحَة

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler