gezi

نَحْنُ نُخَطِّطُ لِرِحْلَةٍ إِلَى أُورُوبَّا فِي عُطْلَةِ الصَّيْفِ.

Yaz tatilinde Avrupa'ya bir gezi planlıyoruz.

أُرِيدُ أَنْ أَقُومَ بِجَوْلَةٍ فِي الْمَدِينَةِ.

Şehirde bir geziye çıkmak istiyorum.

ذَهَبْنَا فِي نُزْهَةٍ إِلَى الْحَدِيقَةِ.

Parka bir geziye gittik.

Ayrıca: سَفَرِيَّة

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler