الْمَكْتَبَةُ الْجَوَّالَةُ تَأْخُذُ الْكُتُبَ إِلَى الْقُرَى.
Gezici kütüphane, köylere kitap götürüyor.
الْمَكْتَبَةُ الْجَوَّالَةُ تَأْخُذُ الْكُتُبَ إِلَى الْقُرَى.
Gezici kütüphane, köylere kitap götürüyor.
مَعْرِضٌ مُتَنَقِّلٌ يَتَجَوَّلُ مِنْ مَدِينَةٍ إِلَى أُخْرَى.
Gezici bir sergi şehir şehir dolaşıyor.
يُقَدِّمُ فَرِيقٌ صِحِّيٌّ سَيَّارٌ خَدَمَاتٍ فِي الْمَنَاطِقِ النَّائِيَةِ.
Gezici bir sağlık ekibi uzak bölgelerde hizmet veriyor.