hırlamak

زَمْجَرَ الْكَلْبُ تِجَاهَ الْغُرَبَاءِ.

Köpek yabancılara doğru hırladı.

كَانَ الْمُحَرِّكُ يَؤُزُّ بِشَكْلٍ غَرِيبٍ أَثْنَاءَ التَّشْغِيلِ.

Motor çalışırken garip bir şekilde hırlıyordu.

İlişkili Kelimeler