haşyet

إِنَّ خَشْيَةَ اللَّهِ مِنَ الصِّفَاتِ الْمُهِمَّةِ لِلْمُؤْمِنِينَ.

Allah'a karşı haşyet duymak, müminlerin önemli bir özelliğidir.

تَدَفَّقَ النَّاسُ إِلَى الشَّوَارِعِ بِسَبَبِ الْخَوْفِ مِنَ الزِّلْزَالِ.

Deprem haşyetiyle insanlar sokaklara döküldü.

وَجَل — أَوْجَال

أَشْعُرُ بِوَجَلٍ كَبِيرٍ فِي قَلْبِي.

Kalbimde büyük bir haşyet hissediyorum.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler