haksız

هَذَا الْقَرَارُ ظَالِمٌ جِدًّا، سَأَعْتَرِضُ عَلَيْهِ.

Bu karar çok haksız, itiraz edeceğim.

واجه اتهامًا جَائِرًا.

Haksız bir suçlama ile karşı karşıya kaldı.

Ayrıca: مُجْحِف

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler