يَجِبُ عَلَيْنَا إِيجَادُ طَرِيقَةٍ لِلْخَلَاصِ مِنْ هَذَا الْوَضْعِ الصَّعْبِ.
Bu zor durumdan halas olmak için bir yol bulmalıyız.
يَجِبُ عَلَيْنَا إِيجَادُ طَرِيقَةٍ لِلْخَلَاصِ مِنْ هَذَا الْوَضْعِ الصَّعْبِ.
Bu zor durumdan halas olmak için bir yol bulmalıyız.
كَانَتِ النَّجَاةُ مِنَ الْحَرِيقِ مُعْجِزَةً كَبِيرَةً.
Yangından halas olmak büyük bir mucizeydi.
إِنْقَاذ