han

نَامَ التُّجَّارُ لَيْلَةً فِي الْخَانِ الْقَدِيمِ، ثُمَّ تَابَعُوا طَرِيقَهُمْ إِلَى الْمَدِينَةِ صَبَاحًا.

Tüccarlar bir gece eski handa uyudu, sonra sabah şehre doğru yollarına devam etti.

نُزُل — نُزُل

عَادَةً مَا تَكُونُ النُّزُلُ فِي وَسَطِ الْمَدِينَةِ أَرْخَصَ.

Şehir merkezindeki hanlar genellikle daha ekonomiktir.

يَسْتَضِيفُ هَذَا الْمَبْنَى التِّجَارِيُّ الْعَدِيدَ مِنَ الشَّرِكَاتِ الصَّغِيرَةِ.

Bu han, birçok küçük işletmeye ev sahipliği yapıyor.

İlişkili Kelimeler