hanım

كَانَتْ سَيِّدَةً لَطِيفَةً لِلْغَايَةِ وَأَرَادَتْ مُسَاعَدَةَ الْجَمِيعِ.

O, çok nazik bir hanımefendiydi ve herkese yardım etmek isterdi.

هَانِم — هَوَانِم

السَّيِّدَةُ فَاطِمَةُ هَانِمُ هِيَ مُدِيرَةُ الْمَدْرَسَةِ.

Fatma Hanım okul müdürüdür.

زَوْجَتِي تَعْمَلُ فِي الْمُسْتَشْفَى.

Hanımım hastanede çalışıyor.

Ayrıca: اِمْرَأَة

İlişkili Kelimeler