اِمْرَأَة — نِسَاء
كَانَتِ الْمَرْأَةُ الْعَجُوزُ جَالِسَةً عَلَى مَقْعَدٍ فِي الْحَدِيقَةِ تَحْكِي حِكَايَاتٍ لِأَحْفَادِهَا.
Parkta bankta oturan yaşlı kadın, torunlarına masal anlatıyordu.
كَانَتِ الْمَرْأَةُ الْعَجُوزُ جَالِسَةً عَلَى مَقْعَدٍ فِي الْحَدِيقَةِ تَحْكِي حِكَايَاتٍ لِأَحْفَادِهَا.
Parkta bankta oturan yaşlı kadın, torunlarına masal anlatıyordu.
كَانَتْ كُلُّ سَيِّدَةٍ حَضَرَتِ الِاجْتِمَاعَ خَبِيرَةً فِي مَجَالِهَا.
Toplantıya katılan her kadın, kendi alanında uzmandı.
فِي الِاسْتِمَارَةِ وَضَعَتْ أُخْتِي عَلَامَةً أَمَامَ كَلِمَةِ «أُنْثَى» فِي خَانَةِ الْجِنْسِ.
Kız kardeşim formda cinsiyet bölümündeki «kadın» kutusunu işaretledi.
مَرْأَة، خَاتُون