hande

أَضَاءَتْ ضَحْكَتُهَا الْغُرْفَةَ بِأَكْمَلِهَا.

Onun handesi, tüm odayı aydınlattı.

أَظْهَرَتِ الِابْتِسَامَةُ الَّتِي ظَهَرَتْ عَلَى وَجْهِهِ إِخْلَاصَهُ.

Yüzünde beliren hande, içtenliğini gösteriyordu.

İlişkili Kelimeler