har

نَار — نِيرَان

الْمَشْيُ فِي الصَّحْرَاءِ تَحْتَ نَارِ الشَّمْسِ أَمْرٌ صَعْبٌ لِلْغَايَةِ، لِأَنَّ كُلَّ مَكَانٍ يَحْتَرِقُ.

Çölde güneşin harı altında yürümek çok zordur, çünkü her yer kavruluyor.

فِي فَصْلِ الصَّيْفِ، يُمْكِنُ أَنْ تُصْبِحَ حَرَارَةُ الْجَوِّ لَا تُطَاقُ فِي بَعْضِ الْأَحْيَانِ.

Yaz aylarında havanın harı dayanılmaz hale gelebiliyor bazen.

İlişkili Kelimeler