harcamak

أُرِيدُ أَنْ أُنْفِقَ كُلَّ الْمَالِ الَّذِي ادَّخَرْتُهُ لِلْعُطْلَةِ فِي هَذِهِ الرِّحْلَةِ.

Tatil için biriktirdiğim tüm parayı bu geziye harcamak istiyorum.

بَدَلاً مِنْ أَنْ تَصْرِفَ وَقْتَكَ هَبَاءً، يَجِبُ أَنْ تُحَاوِلَ تَعَلُّمَ أَشْيَاءَ جَدِيدَةٍ.

Zamanını boşa harcamak yerine, yeni bir şeyler öğrenmeye çalışmalısın.

قَضَى الرَّجُلُ وَقْتَهُ فِي قِرَاءَةِ الْكُتُبِ فِي الْمَكْتَبَةِ.

Adam, zamanını kütüphanede kitap okuyarak harcadı.

Ayrıca: اِسْتَهْلَكَ، بَدَّدَ

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler