لَا أَسْتَطِيعُ أَنْ أَدْخُلَ هَذِهِ الْغُرْفَةَ لِأَنَّهَا غُرْفَةٌ خَاصَّةٌ بِمُدِيرِ الْمَدْرَسَةِ.
Bu odaya giremem çünkü burası okul müdürüne has bir oda.
لَا أَسْتَطِيعُ أَنْ أَدْخُلَ هَذِهِ الْغُرْفَةَ لِأَنَّهَا غُرْفَةٌ خَاصَّةٌ بِمُدِيرِ الْمَدْرَسَةِ.
Bu odaya giremem çünkü burası okul müdürüne has bir oda.
اِشْتَرَتْ أُمِّي مِنَ السُّوقِ عَسَلًا نَقِيًّا لِأَنَّهَا تُحِبُّ الْعَسَلَ الطَّبِيعِيَّ.
Annem pazardan has bal aldı, çünkü doğal balı seviyor.
Ayrıca: أَصْلِيّ