hastalık

مَرَض — أَمْرَاض

لَمْ يَذْهَبْ أَخِي إِلَى الْمَدْرَسَةِ أُسْبُوعًا كَامِلًا بِسَبَبِ مَرَضٍ شَدِيدٍ.

Kardeşim ağır bir hastalık yüzünden bir hafta boyunca okula gitmedi.

دَاء — أَدْوَاء

يَتِمُّ تَطْوِيرُ أَدْوِيَةٍ جَدِيدَةٍ لِعِلَاجِ هَذَا الدَّاءِ.

Bu hastalığın tedavisi için yeni ilaçlar geliştiriliyor.

الشَّيْخُوخَةُ تَدْعُو إِلَى الْعَدِيدِ مِنَ الِاعْتِلَالَاتِ.

Yaşlılık, birçok hastalığa davetiye çıkarır.

Ayrıca: وَعْكَة، سُقْم

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler