بَدَأَ الرَّاعِي فِي حَثِّ الحَيَوَانَاتِ عَلَى المَشْيِ بِشَكْلٍ أَسْرَعَ.
Çoban, hayvanları daha hızlı yürümeleri için haydalamaya başladı.
بَدَأَ الرَّاعِي فِي حَثِّ الحَيَوَانَاتِ عَلَى المَشْيِ بِشَكْلٍ أَسْرَعَ.
Çoban, hayvanları daha hızlı yürümeleri için haydalamaya başladı.
اضْطُرَّ الرَّجُلُ إِلَى زَجْرِ الحِصَانِ لِسَحْبِ العَرَبَةِ.
Adam, atı arabayı çekmesi için haydalamak zorunda kaldı.