خَزَّان — خَزَازِين
قَامُوا بِبِنَاءِ خَزَّانِ مِيَاهٍ كَبِيرٍ لِتَجَنُّبِ اِنْقِطَاعِ المِيَاهِ.
Su kesintisi olmaması için büyük bir su haznesi inşa ettiler.
قَامُوا بِبِنَاءِ خَزَّانِ مِيَاهٍ كَبِيرٍ لِتَجَنُّبِ اِنْقِطَاعِ المِيَاهِ.
Su kesintisi olmaması için büyük bir su haznesi inşa ettiler.
هُنَاكَ حَاجَةٌ إِلَى مُسْتَوْدَعٍ كَبِيرٍ لِتَخْزِينِ القَمْحِ.
Buğdayı saklamak için büyük bir hazneye ihtiyaç var.
نَفِدَ مَخْزَنُ الحِبْرِ فِي القَلَمِ.
Kalemin mürekkep haznesi boşalmış.