طَبِيب — أَطِبَّاء
فَحَصَ الطَّبِيبُ الْمَرِيضَ ثُمَّ كَتَبَ الْأَدْوِيَةَ اللَّازِمَةَ.
Hekim, hastayı muayene ettikten sonra gerekli ilaçları yazdı.
فَحَصَ الطَّبِيبُ الْمَرِيضَ ثُمَّ كَتَبَ الْأَدْوِيَةَ اللَّازِمَةَ.
Hekim, hastayı muayene ettikten sonra gerekli ilaçları yazdı.
فِي الْعُصُورِ الْقَدِيمَةِ، كَانَ الْأَطِبَّاءُ أَيْضًا مُعَالِجِينَ وَحُكَمَاءَ.
Eski zamanlarda hekimler, aynı zamanda şifacı ve bilge kişilerdi.
نَصَحَ الطَّبِيبُ الْمَرِيضَ بِاتِّبَاعِ نِظَامٍ غِذَائِيٍّ صِحِّيٍّ وَمُمَارَسَةِ الرِّيَاضَةِ بِانْتِظَامٍ.
Hekim, hastaya sağlıklı bir diyet uygulaması ve düzenli egzersiz yapması tavsiyesinde bulundu.
آسٍ