رَفِيق — رُفَقَاء
لَقَدْ كَوَّنْتُ صَدَاقَةً جَيِّدَةً جِدّاً فِي الْجَيْشِ، وَمَا زِلْنَا نَلْتَقِي.
Askerlikte çok iyi bir hempa edindim, hala görüşüyoruz.
لَقَدْ كَوَّنْتُ صَدَاقَةً جَيِّدَةً جِدّاً فِي الْجَيْشِ، وَمَا زِلْنَا نَلْتَقِي.
Askerlikte çok iyi bir hempa edindim, hala görüşüyoruz.
إِنَّهُ أَقْدَمُ صَدِيقٍ لِي، لَقَدْ كَانَ دَائِماً بِجَانِبِي.
O benim en eski hempamdır, her zaman yanımda olmuştur.