heykelci

النَّحَّاتُ الشَّهِيرُ يَعْمَلُ عَلَى مَعْرِضِهِ الْجَدِيدِ.

Ünlü heykelci, yeni sergisi için çalışıyor.

صَانِعُ التَّمَاثِيلِ يَصْنَعُ تَمَاثِيلَ مُخْتَلِفَةً فِي وَرْشَتِهِ.

Heykelci, atölyesinde çeşitli heykeller yapıyor.

يَسْتَخْدِمُ فَنَّانُ النَّحْتِ عَادَةً شَخْصِيَّاتٍ أُسْطُورِيَّةً فِي أَعْمَالِهِ.

Heykelci, eserlerinde genellikle mitolojik figürler kullanıyor.

İlişkili Kelimeler