عِنْدَمَا ارْتَفَعَتْ حَرَارَتُهُ بَدَأَ يَتَمْتِمُ بِهَذَيَانٍ.
Ateşi yükselince hezeyanlar sayıklamaya başladı.
عِنْدَمَا ارْتَفَعَتْ حَرَارَتُهُ بَدَأَ يَتَمْتِمُ بِهَذَيَانٍ.
Ateşi yükselince hezeyanlar sayıklamaya başladı.
أَظْهَرَ تَخْرِيفُ الرَّجُلِ الْعَجُوزِ حَنِينَهُ إِلَى الْمَاضِي.
Yaşlı adamın hezeyanları, geçmişe özlemini gösteriyordu.
بَدَأَ يَرَى هَلْوَسَاتٍ كَتَأْثِيرٍ جَانِبِيٍّ لِلْأَدْوِيَةِ.
İlaçların yan etkisi olarak hezeyanlar görmeye başladı.
إِخْرَاف