الْأَشْخَاصُ الْأَنَانِيُّونَ يُفَكِّرُونَ فِي أَنْفُسِهِمْ فَقَطْ دُونَ التَّفْكِيرِ فِي احْتِيَاجَاتِ الْآخَرِينَ.
Hodbin insanlar, başkalarının ihtiyaçlarını düşünmeden sadece kendilerini düşünürler.
الْأَشْخَاصُ الْأَنَانِيُّونَ يُفَكِّرُونَ فِي أَنْفُسِهِمْ فَقَطْ دُونَ التَّفْكِيرِ فِي احْتِيَاجَاتِ الْآخَرِينَ.
Hodbin insanlar, başkalarının ihtiyaçlarını düşünmeden sadece kendilerini düşünürler.
إِنَّهُ مُتَشَبِّتٌ بِرَأْيِهِ لِدَرَجَةِ أَنَّهُ لَا يَسْتَمِعُ إِلَى آرَاءِ أَحَدٍ وَيَفْعَلُ مَا يَقُولُهُ هُوَ.
O kadar hodbin ki, kimsenin fikrini dinlemiyor ve kendi dediğini yapıyor.
لَقَدْ أَبْعَدَ الْجَمِيعَ عَنْهُ بِالتَّحَدُّثِ بِطَرِيقَةٍ مُتَكَبِّرَةٍ.
Hodbin bir tavırla konuşarak herkesi kendinden uzaklaştırdı.