أُرِيدُ أَنْ أَشْرَبَ كُوبًا مِنَ الْمَاءِ لِأَنَّنِي عَطْشَانُ.
Susadığım için bir bardak su içmek istiyorum.
أُرِيدُ أَنْ أَشْرَبَ كُوبًا مِنَ الْمَاءِ لِأَنَّنِي عَطْشَانُ.
Susadığım için bir bardak su içmek istiyorum.
عِنْدَمَا أَكُونُ مَرِيضًا، فَإِنَّ تَنَاوُلَ الْكَثِيرِ مِنْ شَايِ الْأَعْشَابِ يُفِيدُنِي.
Hasta olduğumda bol bol bitki çayı içmek bana iyi geliyor.
مِنَ الْمُعْتَادِ احْتِسَاءُ فِنْجَانٍ مِنَ الْقَهْوَةِ بَعْدَ الْعَشَاءِ.
Akşam yemeğinden sonra bir fincan kahve içmek adettendir.
جَدِّي يُدَخِّنُ سِيجَارَةً كُلَّ صَبَاحٍ عَلَى الشُّرْفَةِ بَعْدَ الْفُطُورِ.
Dedem her sabah kahvaltıdan sonra balkonda sigara içiyor.
عَبَّ، حَسَا، نَهِلَ، اِرْتَشَفَ، كَرَعَ