أَضْحَكَ مُهَرِّجُ الْمَسْرَحِيَّةِ الْجُمْهُورَ بِصَوْتٍ عَالٍ.
Oyunun ibişi, seyircileri kahkahaya boğdu.
أَضْحَكَ مُهَرِّجُ الْمَسْرَحِيَّةِ الْجُمْهُورَ بِصَوْتٍ عَالٍ.
Oyunun ibişi, seyircileri kahkahaya boğdu.
تَوَقَّفْ عَنِ التَّصَرُّفِ كَالْأَبْلَهِ الْآنَ!
İbiş gibi davranmayı bırak artık!
إِنَّهُ أَحْمَقُ تَمَامًا، إِنَّهُ يُفْسِدُ كُلَّ شَيْءٍ.
O, tam bir ibiş, her şeyi berbat ediyor.