اِدَّعَى — يَدَّعِي · اِدِّعَاء
ادعى الشاهد أنه ارتكب الجريمة.
Tanık, cinayeti işlediğini iddia etti.
ادعى الشاهد أنه ارتكب الجريمة.
Tanık, cinayeti işlediğini iddia etti.
تزعم الشركة أن منتجها الجديد أفضل من منتجات المنافسين.
Şirket, yeni ürününün rakiplerinden daha iyi olduğunu iddia ediyor.
أكد المحامي أن موكله بريء.
Avukat, müvekkilinin masum olduğunu iddia etti.