يَبْحَثُ رَئِيسُ الْبَلَدِيَّةِ، وَهُوَ شَخْصِيَّةٌ بَارِزَةٌ فِي الْمَدِينَةِ، عَنْ دَعْمٍ لِمَشَارِيعَ جَدِيدَةٍ.
Kasabanın ileri gelenlerinden biri olan belediye başkanı, yeni projeler için destek arıyor.
يَبْحَثُ رَئِيسُ الْبَلَدِيَّةِ، وَهُوَ شَخْصِيَّةٌ بَارِزَةٌ فِي الْمَدِينَةِ، عَنْ دَعْمٍ لِمَشَارِيعَ جَدِيدَةٍ.
Kasabanın ileri gelenlerinden biri olan belediye başkanı, yeni projeler için destek arıyor.
قَرَّرَ الزُّعَمَاءُ فِي الْقَبِيلَةِ التَّوَسُّطَ لِإِحْلَالِ السَّلَامِ.
Kabiledeki ileri gelenler, barışı sağlamak için arabuluculuk yapmaya karar verdiler.
قَرَّرَ الْوُجَهَاءُ فِي الْقَرْيَةِ إِنْشَاءَ مُؤَسَّسَةٍ لِتَعْلِيمِ الشَّبَابِ.
Köydeki ileri gelenler, gençlerin eğitimi için bir vakıf kurmaya karar verdiler.
Ayrıca: قِيَادِيّ، شَخْصِيَّةٌ مَرْمُوقَةٌ