طَرَحَ بَعْضَ الْمُسْتَنَدَاتِ كَدَلِيلٍ.
Kanıt olarak bazı belgeler ileri sürdü.
طَرَحَ بَعْضَ الْمُسْتَنَدَاتِ كَدَلِيلٍ.
Kanıt olarak bazı belgeler ileri sürdü.
أَدْلَى بِأَعْذَارٍ مُخْتَلِفَةٍ فِي دِفَاعِهِ.
Savunmasında çeşitli bahaneler ileri sürdü.
زَعَمَ