imkânsız

يَبْدُو تَحْقِيقُ هَذِهِ الْمُهِمَّةِ مُسْتَحِيلاً تَقْرِيبًا.

Bu görevi başarmak neredeyse imkânsız görünüyor.

كَانَ مِنْ غَيْرِ الْمُمْكِنِ إِكْمَالُ هَذَا الْعَمَلِ فِي تِلْكَ الظُّرُوفِ.

O şartlarda bu işi tamamlamak imkânsızdı.

İlişkili Kelimeler