إِنَّ انْغِمَاسَهُ فِي عَمَلِهِ صِفَةٌ تَسْتَحِقُّ الْإِعْجَابَ.
Onun işine olan inhimakı, takdire şayan bir özelliktir.
إِنَّ انْغِمَاسَهُ فِي عَمَلِهِ صِفَةٌ تَسْتَحِقُّ الْإِعْجَابَ.
Onun işine olan inhimakı, takdire şayan bir özelliktir.
يَنْعَكِسُ شَغَفُهُ بِالْمُوسِيقَى فِي جَمِيعِ جَوَانِبِ حَيَاتِهِ.
Müziğe olan inhimakı, hayatının her alanına yansıyor.
إِنَّ هُيَامَهُ بِقِرَاءَةِ الْكُتُبِ يُبْعِدُهُ عَنِ الْعَالَمِ الْحَقِيقِيِّ.
Kitap okumaya olan inhimakı, onu gerçek dünyadan uzaklaştırıyor.