اسْتَخْدَمَ الْمُتَحَدِّثُ تَهَكُّماً دَقِيقاً ضِدَّ وُعُودِ السِّيَاسِيِّينَ.
Konuşmacı, politikacıların vaatlerine karşı ince bir ironi kullandı.
اسْتَخْدَمَ الْمُتَحَدِّثُ تَهَكُّماً دَقِيقاً ضِدَّ وُعُودِ السِّيَاسِيِّينَ.
Konuşmacı, politikacıların vaatlerine karşı ince bir ironi kullandı.
يَتَنَاوَلُ الْكَاتِبُ الْمَشَاكِلَ الِاجْتِمَاعِيَّةَ فِي رِوَايَتِهِ عَنْ طَرِيقِ السُّخْرِيَةِ.
Yazar, romanında toplumsal sorunlara ironi yoluyla değiniyor.
مُفَارَقَةُ الْحَيَاةِ هِيَ أَنَّ الْأَشْيَاءَ الَّتِي نُرِيدُهَا بِشِدَّةٍ قَدْ تَضُرُّنَا أَحْيَاناً.
Hayatın ironisi, bazen en çok istediğimiz şeylerin bize zarar vermesidir.