itinalı

طَوَى مَلَابِسَهُ بِعِنَايَةٍ وَوَضَعَهَا فِي خِزَانَتِهِ.

Elbiselerini itinalı bir şekilde katlayıp dolabına yerleştirdi.

سَقَى الْبُسْتَانِيُّ الزُّهُورَ بِاهْتِمَامٍ وَقَلَّمَهَا.

Bahçıvan, çiçekleri itinalı bir şekilde suladı ve budadı.

أَعَدَّ الشِّيف الْأَطْبَاقَ بِحِرْصٍ وَقَدَّمَهَا لِضُيُوفِهِ.

Şef, yemekleri itinalı bir şekilde hazırlayarak misafirlerine sundu.

İlişkili Kelimeler