أَنَا أَتَطَلَّعُ إِلَى جَعْلِ أَصْدِقَائِي يُشَاهِدُونَ الفِيلْمَ القَصِيرَ الَّذِي صَوَّرْتُهُ حَدِيثًا.
Arkadaşlarıma yeni çektiğim kısa filmi izletmek için sabırsızlanıyorum.
أَنَا أَتَطَلَّعُ إِلَى جَعْلِ أَصْدِقَائِي يُشَاهِدُونَ الفِيلْمَ القَصِيرَ الَّذِي صَوَّرْتُهُ حَدِيثًا.
Arkadaşlarıma yeni çektiğim kısa filmi izletmek için sabırsızlanıyorum.
عَرَضَتْ عَلَيْنَا مُعَلِّمَتُنَا فِيلْمًا وَثَائِقِيًّا تَعْلِيمِيًّا فِي الصَّفِّ.
Öğretmenimiz bize derste eğitici bir belgesel izletti.