köşe

زَاوِيَة — زَوَايَا

كَانَ هُنَاكَ مِصْبَاحٌ فِي زَاوِيَةِ الْغُرْفَةِ، لِذَلِكَ لَمْ تَكُنْ مُظْلِمَةً.

Odanın köşesinde bir lamba vardı, bu yüzden karanlık değildi.

رُكْن — أَرْكَان

يَقَعُ مَحَلُّ بَيْعِ الْكُتُبِ فِي رُكْنِ الْمَدِينَةِ الْأَكْثَرِ ازْدِحَامًا.

Kitapçı, şehrin en işlek köşesinde bulunuyor.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler