جَذْر — جُذُور
كَانَتْ جُذُورُ الشَّجَرَةِ تَمْتَدُّ عَمِيقًا فِي التُّرْبَةِ.
Ağacın kökleri toprağın derinliklerine doğru uzanıyordu.
كَانَتْ جُذُورُ الشَّجَرَةِ تَمْتَدُّ عَمِيقًا فِي التُّرْبَةِ.
Ağacın kökleri toprağın derinliklerine doğru uzanıyordu.
يَكْمُنُ سُوءُ فَهْمٍ فِي أَصْلِ هَذِهِ الْمُشْكِلَةِ.
Bu sorunun kökünde yanlış bir anlaşılma yatıyor.
يَعُودُ مَنْشَأُ هَذِهِ الْكَلِمَةِ إِلَى أَزْمِنَةٍ قَدِيمَةٍ جِدًّا.
Bu kelimenin kökü çok eski zamanlara dayanıyor.
دَابِر، أُرُومَة، سِنْخ