köylü

انْطَلَقَ القَرَوِيُّونَ إِلَى حُقُولِهِمْ فِي الصَّبَاحِ البَاكِرِ.

Köylüler, sabah erkenden tarlalarına gitmek için yola koyuldular.

يَعِيشُ مُعْظَمُ الفَلَّاحِينَ فِي هَذِهِ المِنْطَقَةِ عَلَى الزِّرَاعَةِ.

Bu bölgedeki köylülerin çoğu çiftçilikle geçiniyor.

يَخْتَلِفُ نَمَطُ حَيَاةِ الرِّيفِيِّينَ عَنْ سُكَّانِ المُدُنِ.

Köylülerin yaşam tarzı şehirlilerden farklıdır.

İlişkili Kelimeler