تَعَفَّنَ — يَتَعَفَّنُ · تَعَفُّن
تعفن الخبز الذي ترك في بيئة رطبة.
Nemli ortamda kalan ekmek küfeki tuttu.
تعفن الخبز الذي ترك في بيئة رطبة.
Nemli ortamda kalan ekmek küfeki tuttu.
بدأت الجدران تكون عليها العفن بسبب تسرب المياه.
Duvarlar su sızıntısı nedeniyle küfeki tutmaya başladı.
أصابت الكتب القديمة العفن وبدأت تنبعث منها رائحة كريهة.
Eski kitaplar küfeki tutmuş ve kokmaya başlamıştı.