تَجَمَّعَ الْأَطْفَالُ حَوْلَ الْأَلْعَابِ الْجَدِيدَةِ الَّتِي وَصَلَتْ.
Çocuklar, yeni gelen oyuncakların etrafında kümeleştiler.
تَجَمَّعَ الْأَطْفَالُ حَوْلَ الْأَلْعَابِ الْجَدِيدَةِ الَّتِي وَصَلَتْ.
Çocuklar, yeni gelen oyuncakların etrafında kümeleştiler.
تَكَتَّلَتِ الغُيُومُ فِي السَّمَاءِ لِتَكُونَ نَذِيراً بِالعَاصِفَةِ.
Bulutlar gökyüzünde kümeleşerek fırtınanın habercisi oldu.
تَرَاكَمَتْ رُقَاقَاتُ الثَّلْجِ عَلَى الفُرُوعِ لِتُشَكِّلَ مَنْظَراً جَمِيلاً.
Kar taneleri dallarda kümeleşerek güzel bir görüntü oluşturdu.