kümelemek

Anlamlar

جَمَّعَ — يُجَمِّعُ · تَجْمِيع

جمع الأطفال الحجارة التي وجدوها على الشاطئ.

Çocuklar, sahilde buldukları taşları bir araya kümelediler.

رَصَّ — يَرُصُّ · رَصّ

رص الكتب على الرف جعل الغرفة تبدو أكثر ترتيبا.

Kitapları rafa kümelemek, odanın daha düzenli görünmesini sağladı.

كَوَّمَ — يُكَوِّمُ · تَكْوِيم

كومت الأوراق في زاوية الحديقة.

Yaprakları bahçenin bir köşesine kümeledim.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler