kürümek

جَرَفَ الْعَامِلُ الثَّلْجَ عَنِ الطَّرِيقِ.

İşçi yoldaki karı kürüdü.

مِنَ الضَّرُورِيِّ كَشْطُ الطِّلَاءِ الْقَدِيمِ قَبْلَ طِلَاءِ الْجُدْرَانِ.

Duvarları boyamadan önce eski boyayı kürümek gerekiyor.

İlişkili Kelimeler