تَبَخْتَرَتِ الْفَتَاةُ فِي ثَوْبِهَا الْجَدِيدِ.
Kız yeni elbisesiyle kırınarak yürüdü.
تَبَخْتَرَتِ الْفَتَاةُ فِي ثَوْبِهَا الْجَدِيدِ.
Kız yeni elbisesiyle kırınarak yürüdü.
تَرَاقَصَتِ الْفَتَاةُ عَلَى الْمُوسِيقَى.
Kız müzik eşliğinde kırınarak oynadı.
تَمَايَلَتِ الْفَتَاةُ مَعَ الْإِيقَاعِ.
Kız ritimle birlikte kırındı.