تَنَافَسَ الْفَرِيقَانِ بِشِدَّةٍ، وَكَانَتِ الْمُبَارَاةُ مُثِيرَةً حَتَّى اللَّحْظَةِ الْأَخِيرَةِ.
İki takım kıyasıya mücadele etti, maç son ana kadar heyecanlıydı.
تَنَافَسَ الْفَرِيقَانِ بِشِدَّةٍ، وَكَانَتِ الْمُبَارَاةُ مُثِيرَةً حَتَّى اللَّحْظَةِ الْأَخِيرَةِ.
İki takım kıyasıya mücadele etti, maç son ana kadar heyecanlıydı.
هَبَّتِ الْعَاصِفَةُ بِعُنْفٍ، وَسَقَطَتِ الْأَشْجَارُ وَتَطَايَرَتِ الْأَسْطُحُ.
Fırtına kıyasıya esti, ağaçlar devrildi ve çatılar uçtu.
طَارَدَتِ الْأُسُودُ فَرَائِسَهَا بِضَرَاوَةٍ، وَتَمَكَّنَتْ فِي النِّهَايَةِ مِنَ الْإِمْسَاكِ بِهَا.
Aslanlar avlarını kıyasıya kovaladı, sonunda yakalamayı başardılar.