اسْتَضَافَتْ هَذِهِ الْمَدِينَةُ الْعَتِيقَةُ الْعَدِيدَ مِنَ الْحَضَارَاتِ لِعِدَّةِ قُرُونٍ.
Bu kadimî şehir, yüzyıllardır birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır.
اسْتَضَافَتْ هَذِهِ الْمَدِينَةُ الْعَتِيقَةُ الْعَدِيدَ مِنَ الْحَضَارَاتِ لِعِدَّةِ قُرُونٍ.
Bu kadimî şehir, yüzyıllardır birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır.
فِي الْعُصُورِ الْقَدِيمَةِ، كَانَ النَّاسُ يَعِيشُونَ فِي وِئَامٍ أَكْبَرَ مَعَ الطَّبِيعَةِ.
Kadimî zamanlarda insanlar doğayla daha uyumlu yaşıyorlardı.
تَسْتَمِرُّ هَذِهِ الْعَائِلَةُ فِي الْحِفَاظِ عَلَى تَقْلِيدٍ تَلِيدٍ.
Bu aile, kadimî bir geleneği sürdürmeye devam ediyor.