حَزِنْتُ بِشِدَّةٍ لِرَحِيلِهِ وَلَمْ أَسْتَطِعِ اسْتِعَادَةَ وَعْيِي لِأَيَّامٍ.
Onun gidişiyle kahroldum ve günlerce kendime gelemedim.
حَزِنْتُ بِشِدَّةٍ لِرَحِيلِهِ وَلَمْ أَسْتَطِعِ اسْتِعَادَةَ وَعْيِي لِأَيَّامٍ.
Onun gidişiyle kahroldum ve günlerce kendime gelemedim.
كَانَ يَتَأَلَّمُ وَيُعَانِي بِسَبَبِ مَرَضِهِ.
Hastalığı yüzünden kahroluyor ve acı çekiyordu.
اكْتَأَبَ بَعْدَ فُقْدَانِ وَظِيفَتِهِ وَكَرِهَ الْحَيَاةَ.
İşini kaybettikten sonra kahroldu ve hayata küstü.