kakışmak

كَانَ الْأَطْفَالُ يَتَمَازَحُونَ وَيَتَدَاعَبُونَ مَعَ بَعْضِهِمُ الْبَعْضِ أَثْنَاءَ الرَّكْضِ فِي الْحَدِيقَةِ.

Çocuklar bahçede koşuştururken birbirleriyle şakalaşıp kakışıyorlardı.

İlişkili Kelimeler