أَرَدْتُ أَنْ أَشْكُرَهُ مِنَ الْقَلْبِ، لَكِنَّنِي لَمْ أَجِدِ الْفُرْصَةَ.
Ona kalben teşekkür etmek istedim, ama fırsat bulamadım.
أَرَدْتُ أَنْ أَشْكُرَهُ مِنَ الْقَلْبِ، لَكِنَّنِي لَمْ أَجِدِ الْفُرْصَةَ.
Ona kalben teşekkür etmek istedim, ama fırsat bulamadım.
أَنَا أُؤْمِنُ بِهَذَا الْمَشْرُوعِ بِإِخْلَاصٍ وَأَنَا مُتَأَكِّدٌ مِنْ أَنَّهُ سَيَنْجَحُ.
Bu projeye kalben inanıyorum ve başarılı olacağına eminim.
بِصِدْقٍ أَقُولُ، لَمْ أَكُنْ أُرِيدُ أَنْ أُؤْذِيَكَ.
Kalben söylüyorum, seni kırmak istemedim.