kanamalı

تَمَّ نَقْلُ الرَّجُلِ الْمُصَابِ بِجُرْحٍ نَازِفٍ إِلَى الْمُسْتَشْفَى عَلَى الْفَوْرِ وَتَلَقَّى الْعِلَاجَ.

Kanamalı bir yarası olan adam, hemen hastaneye kaldırıldı ve tedavi altına alındı.

مِنَ الْأَهَمِّيَّةِ بِمَكَانٍ أَنْ يَتَلَقَّى الْمَرْضَى الْمُصَابُونَ بِنَزِيفٍ تَدَخُّلًا طِبِّيًّا عَاجِلًا.

Kanamalı hastaların acil tıbbi müdahale görmesi hayati önem taşır.

يُمْكِنُ أَنْ يُسَاعِدَ الضَّغْطُ عَلَى الْمِنْطَقَةِ الَّتِي بِهَا نَزِيفٌ فِي إِبْطَاءِ تَدَفُّقِ الدَّمِ.

Kanamalı bölgeye baskı uygulamak, kan akışını yavaşlatmaya yardımcı olabilir.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler